Partners for Justice – Dizi Yorumu

Merhaba dostlar! Gene polisiye dizi sevdamdan fazlaca uzaklaşamadığım için kucak kucak cesetlerimizin olduğu, birbirinden değişik olayların çözüldüğü dolu dolu on altı kısmı olan Partners for Justice dizisinin yorumuyla karşınızdayım!

Bu sefer, dedektiflerden daha ziyade savcıların savaşını ve adli tıp ekibinin desteğiyle cinayetlerin çözülmesini izliyoruz. Diziden o denli etkilenmiştim ki, üç gün rüyamda cesetlerle uğraşmıştım siz düşünün… ?

Eh, derhal dizi ile alakalı bilgilere geçmeden ilkin dizinin ost sıralamasında en sevdiğim parça olan Truth’un linkini bırakmak isterim. Şarkıyı açarak, dizi ile alakalı yorumlarımı okuyabilirsiniz! ?

Partners for Justice – Dizi Ekibi:

Jung Jae-Young, dizide 10 senedir adli tıp doktoru olarak çalışan Baek-Beom karakterini canlandırmaktadır. İşi mevzusunda oldukça mükemmeliyetçi ve takıntılı olan Baek-Beom ek olarak oldukça huysuz birisidir. Aklından geçenleri öteki insanlarla paylaşmaz. Fena kişiliğinden dolayı çevresinde fazla insan yoktur.

Jung Yoo-Mi, dizide çaylak bir savcı olan Eun-Sol karakterini canlandırmaktadır. Mükemmel bir fotografik hafızaya, kuvvetli bir hakkaniyet duygusuna ve zengin bir aileye haiz olan Eun-Sol sıcakkanlı ve parlak bir kişiliğe haizdir.

Park Eun-Seok, dizide seçkin bir savcı ve Eun-Sol’un (Jung Yoo-Mi) sunbaesi olan Kang Hyun karakterini canlandırmaktadır. Baek-Beom (Jung Jae-Young) ile devamlı çatışma halindedir.

Lee Yi-Kyung, dizide bir dedektif olan Cha Soo-Ho karakterini canlandırmaktadır. Baek-Beom (Jung Jae-Young) ve Eun-Sol (Jung Yoo-Mi) ile birlikte çalışmaya adım atar.

Stephanie Lee, dizide Ulusal Adli Tıp Servisi’nde bir araştırmacı ve farmakolog olan Stella Hwang karakterini canlandırmaktadır. Yarı Amerikan yarı Koreli olan Stella Johns Hopkins Tıp Okulundan mezun olmuştur. NFS’e katılarak Baek-Beom (Jung Jae-Young) ve Cha Soo-Ho (Lee Yi-Kyung) ile birlikte çalışmaya adım atar.

Oh Man-Seok / Do Ji-Han

Partners for Justice – Dizi Mevzusu:

İster kabahat mahallinde olsun, ister hayatında, her temas bir iz bırakır. Bu yüzden, muhteşem işlenmiş bir kabahat yoktur.

Dizi, hanım bir savcı (Jung Yoo-Mi) ve garip fakat bir o denli başarıya ulaşmış yöntemler kullanan bir adli tıp doktorunun (Jung Jae-Young) çevresinde dönmektedir. İkili, gizemli katliam davalarını çözmek için iş birliği yapar.

Partners for Justice – Dizi Yorumum:

Lee Yi-Kyung, bu oyuncuyu daha ilkin Eulachacha Waikiki dizisinde fazlaca sevmiş olarak izlemiştim. Orada da aşırı keyifli bir karakterdi ve bu dizide de oldukça keyifli, sevecen bir karakterdi. Epey sevmiş olarak izledim gene kendisini, ek olarak oynadığı dizilere bakarken fark ettim ki, ben onu Hotel del Luna‘da konuk oyuncu olarak görmüşüm veee en önemlisi de Descendants of the Sun’da o ikonik sahnenin kahramanı bulunduğunu fark ettim.

Evet, bu mükemmel sahneyi ne süre hatırlasam gülüyordum fakat şimdiki şeklinde eskiden karakterlere ya da senaristlere dikkat etmiyordum. Sadece bu eleştiri işinin hakkını verebilmek için oyuncuların yeteneklerinin hangi dizide iyi mi bulunduğunu daha açık bir üslupla yansıtmam icap ettiğini düşündüğümden dikkat ediyorum artık.

Gelelim diziye…

Stella karakteri dizideki favori karakterim olabilir. Eğlenmeyi bilen, etrafına oldukça büyük bir enerji bırakan karakterlerden birisiydi ve kendisini hakkaten fazlaca sevdim.

Stella haricinde, dizinin sonlarına doğru ekibe katılan Do Ji-Han da favori karakterlerimden birisi haline geldi. Ek olarak oyuncunun gülüşüne bayıldım. Hakkaten devamlı gülsün de izleyeyim söylediğim bir gülüşe sahipti. Aslına bakarsan Do Ji-Han’ı canlandıran Oh Man-Seok’u daha ilkin, Another Miss Oh, Crash Landing on You dizilerinde izlemiştim.

Eun-Sol’ün oyunculuğunu pek beğenmedim bilhassa de ağlama sahnelerinde fazlaca suni bir havası vardı, aniden bağırıp çağırmaya başlaması dizinin başlangıcında beni kendisinden uzaklaştırmıştı ek olarak, sertlik suçları biriminde çalışmak isteyen birini insan ister istemez daha sert ve vakalara yaklaşım mevzusunda daha dik durmasını bekliyor… Fakat bir tek heves için savcı olmuş, bir tek ailesine kendisini göstermek için sertlik suçları birimine geçmiş şeklinde bir hava yarattı bende ve bu havayı sevmedim.

Kuvvetli hanım karakterleri fazlaca severim fakat burada ne kadar kuvvetli hanım yaratılmaya çalışılmışsa, Yoo-Mi’nin oyunculuğunu bu durumu bir o denli baltalamış şeklinde geldi.

Diziyi açıkçası fazlaca sevdim, ikinci sezonunu da izleyeceğim sadece dizinin takıldığım fazlaca fazla detayı da yok diyemem.

Ilk olarak, fazlaca rahat bir vakası bile enteresan bir halde dallandırıp budaklandırıyorlar. Bir bölümde çözülecek vakaları 1,5-2 bölüme yayıyorlar. Bu durum birazcık sinirimi bozdu. Örnek olarak, yaşlı bir adam kalbinin durmasından dolayı ölüyor ve adli hekim otopsi yaptıktan sonrasında savcının bir şeyden şüphelenmesi üstüne, değişik değişik testler de yapılıyor.

/SPOILER ALANI/

Katil herkesmiş şeklinde ondan ona kabahat geçiyor. Ilkin minik kardeş, sonrasında gelin, sonrasında da abla ve ağabey aynı anda suçlu konumuna çıkıyor. En sonunda bulunuyor ki, küçük bir bisiklet kazasının tetiklediği bir kalp durma mevzusundan dolayı vefat etmiş…

Doğrusu bu kadar dallandırıp budaklandırmalarına gerek yoktu, bilhassa de her bölümde bambaşka vakaları inceleyebilecek bir takım tipine haiz olduğundan geniş çaplı bir yöne gidebilirlerdi fakat ellerine geçen vakaları devamlı evirip çevirip… Bir Başkadır misali, senaristciğim sen de bu mevzuyu eviriyon çeviriyon o noktaya getiriyon ha.

/SPOILER ALANI BİTMİŞTİR/

Gelelim övgülerime, açıkçası ben bu türü severim. Polisiye, adli vakalar ve bunların incelenmesi… Bu türü sevdiğim için izlerken asla sıkılmadım ve değişik mevzular hakkında güzel bakış açıları yakaladım.

Bilhassa de polisiye türde yazmak istediğim birkaç kurguma hakkaten destek çıkacak bilgiler edinmemi sağladılar diyebilirim. O yönden, Partners for Justice’ı kendi açımdan eğitici bir takım olarak da gördüğümü söyleyebilirim.

Medikal vakalara, polisiyelere meraklıysanız bu diziyi izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Hakkaten keyif alacağınıza da inanıyorum açıkçası.

Fragmanı da şu şekilde bırakayım.

İnsanlar çiçektir, o yüzden onlara nazik davranın.

İnsanların içine bakmak için bir tek otopsiye gerek yok.

Ölüler öykü anlatamaz, bilirsiniz.

Ölüm son değildir. Ölüm, bu dünyada son hikâyelerini bırakır.